Pazartesi Tavsiyeleri #3 - Ahmet Şerif İzgören

Herkese merhaba!
Uzun zamandır ortalarda yoktum, biliyorum ve bu konuda sizlerden özür diliyorum. Ama dediğim gibi ne bir yazı yazmak, ne de bloguma girmek gelmiyordu içimden. Son zamanlarda olan olaylara hiç girmek istemiyorum, bu nedenle beni mazur görün. Ama çok düşündüm ve fark ettim ki en çok da böyle zamanlarda okumak gerekiyor. Okumak, okumak, okumak... Ve blogumu açma nedenimi hatırladım, dolayısıyla bir bahanem kalmaksızın yazmaya ve okumaya devam etmem gerektiğini fark ettim. Bu nedenle de sizler için çok çok güzel bir tavsiye yazısı hazırlamaya çalıştım. Umarım beğenirsiniz :)

Belki her pazartesi düzenli olarak yapamasam da elimden geldiğince tavsiye yazısı eklemeye çalışıyorum. Çünkü blog açmadan önce okuduklarımda ya da bloga yorumunu giremediklerim içinde de çok güzel kitaplar, çok değerli yazarlar var. Elimden geldiğince sizleri onlarla tanıştırmaya çalışıyorum. İşte bu hafta da tanımanızı çok ama çok istediğim bir yazar var: Ahmet Şerif İzgören.
Birçoğunuzun okumasa bile adını bir yerlerde duymuş olacağını tahmin ediyorum. Belki aranızda 1-2 kitabını okuyan bile vardır? :)

şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır - kitaptadinda.blogspot.com



Benim Şerif İzgören kitaplarıyla tanışmam taa 7. sınıfa dayanıyor. İlk olarak bir arkadaşım tavsiye etmişti 'Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır' adlı kitabını. Hemen alıp okumuştum ve çok beğenmiştim. Aynı zamanda tam da o dönemlerde yeni yeni 'Kişisel Gelişim' kategorisindeki kitaplarla tanışmaya başlıyordum. Benim için o dönemde zevkle okuyup bir çırpıda bitirdiğim güzel bir kitap olarak kalmıştı 'Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır'.

Yıllar boyunca o kitap hep kitaplığımın bir köşesinde durdu ama tekrar dikkatimi çekmesi ve elime geri almam tam YGS-LYS' ye hazırlandığım döneme denk geldi. Belki daha önce çok bahsetmemişimdir ama benim de birçok arkadaşımız gibi o yılım hayatımın en zorlu, en çelişkili yıllarından biriydi. Genel olarak bir arayış içindeydim; iki ay sonra sınava girecek olmama rağmen istediğim bir bölüm ya da okul yoktu. Görünüşe göre herhangi bir hedefim bile yoktu hayata dair. İşte ben ilk o zamanlar ciddi ciddi sorgulamaya başladım hayatı. Hatta 'Hayata Dair Sorular' başlıklı yazımı da örnek verebiliriz bu sorgulamalara. Her neyse konuyu çok da dağıtmadan sadede gelicek olursam; tam da o arayışlar ve kararsızlıklar içindeyken kitaplığımda gözüme ilişiverdi bu kitap. Hani sorsanız orada olduğunu unutmuş bile olabilirdim normalde. Elime alıp başladım okumaya... Ve daha ilk sayfalarda, beni çok etkileyen bir cümleyle karşılaştım:

" Ölümlü dünya... Önüne üzülecek o kadar çok şey çıkaracaklar ki, sakın ufak tefek şeyler için kendini üzme. "

Zaten çok kısa bir süre sonra da dedemi kaybetmiştik. Ayrıca ben de ne bu sınavın, ne yapılan testlerin denemelerin, ne ufak tartışmaların, ne de gözümüzde büyüttüğümüz herhangi bir problemin; kısacası neredeyse hiçbir şeyin ölüm gibi bir olgunun yanında üzülmeye değmeyeceğini fark ettim. Gerçekten yaşayarak da öğrendim bunu; her yaşananın, her bir sıkıntının mutlaka ama mutlaka bir nedeni var ve er ya da geç çözüme kavuşuyor, eğer sen sabretmesini bilirsen. Genel olarak her şeyi kafasına takan ve büyüten (ayrıca kabul ediyorum ki fazlaca alıngan) bir yapım olduğu için bu cümle derinden sarsmıştı beni. Ben de o kitaba sarılmış ve devam etmiştim başka neler var acaba diye...

süpermen türk olsaydı pelerinini annesi bağlardı- alıntı- kitaptadinda.blogspot.com

Tabi Şerif İzgören'in bir kitabı diğerini izledi ve zamanla birçok kitabını üçer dörder defa okumuş oldum. Tabi ayrıca atlamadan bahsetmeliyim ki hayata dair sorgulamalarımda bana çok yol gösterdi; nasıl sorgulamam neyi aramam gerektiğini öğrendim en azından. Şu an mesela tercihimi gönül rahatlığıyla yapıp bölümümde okuyor olmamda bunun etkisi çok büyük.

Elbette kitap bana ne olmam gerektiğini, hangi mesleğin uygun olacağını söylemiyordu; zaten insanın kendinden başka kimse bilemez bunu. Sadece karar verirken hangi konulara odaklanmam gerektiğini öğrendim, nasıl düşünmem gerektiğini öğrendim. Belki de kendimi öğrendim, en önemlisi.

Tabi ki de her okuyan aynı sonucu alacak, aynı derecede etkilenecek diye bir şey söz konusu değil. Beğenen ama çok da etkilenmeyen de oldu, sıradan bulan da oldu, direkt beğenmeyenler de oldu. Önemli olan insanın o aynı cümlelerden kendisine göre ne kadar anlam çıkarabildiği sanırım. Yani kısacası ben çok beğendim ve etrafımdaki herkese de tavsiye etmeye çalıştım elimden geldiğince. Kişisel Gelişim konusuna yeni bir bakış açısı kazandırdığını düşünüyorum Şerif İzgören' in.
Herkese tavsiye ediyorum; lütfen bir deneyin, pişman olmayacağınıza eminim :)
 
Ayrıca sizlerin de böyle hayatınızı derinden etkilediğini düşündüğünüz kitaplar ya da yazarlar var mı merak ediyorum, yorumlarınızı bekliyorum :):)

Bunları da beğenebilirsiniz

16 yorum

  1. Çok etkilendiğimi itiraf etmeliyim.Bir ya da serisinden iki kitap eklendi okuma listeme.Değişik fikirlere her zaman ihtiyacımız var.Küçücük bir atladığın şey bile kaybın olabiliyor.Karşından denenmiş ve sonucu alınmış olarak gelirse mutlaka uygulanmalı.Her şeyi kendiliğimizden farketmemiz olanaksız.Düşüncene, emeğine sağlık.Sevgilerimle Şevval'im :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim Ece Abla'cım. Dediğin gibi, değişik fikirlere, farklı bakış açılarına her zaman ihtiyacımız var ve insan en çok da deneyimlerini, keşfettiklerini paylaşınca ilerleyebiliyor, bir arada... Bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim, beğendiklerimi sizlerle de paylaşabildiysem, sizlere de bir nebze olsun katkım olabildiyse ne mutlu bana :) Okuduktan sonra yorumlarını da benimle paylaşmanı çok isterim Ece Abla'cım. Sevgilerimle :):)

      Sil
  2. Bir şey yazmak istememe sorunu bende de var bu aylarda. Ama kendimi toparlayıp bloguma geri dönmeye karar verdim. ins devamı gelir. Bende beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, sanırım az çok hepimizin başına geliyor bu problem. Sonuçta hepimiz etkileniyoruz az çok olanlardan. Çok iyi yapmışsınız, ben de inşallah geri dönmüş olacağım yeni yazılarımla :) Bu arada hemen geliyorum blogunuza, sevgilerimle :)

      Sil
  3. Şerif İzgören'in seminerleri de çok iyidir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok haklısınız. Gerçi ben henüz sadece birine katılabildim, Tüyap fuarındaydı. Ama genel olarak yaptıkları projeleri de takip etmeye çalışıyorum, inşallah daha nice seminerlere :):)

      Sil
  4. Şerif İzgören ilk keşfettiğimde beni büyük ölçüde etkilemişti, hayatımı yeni baştan sorgulamış ve değişime gitmiştim. Size yapmanız gerekeni söylemeden seçim hakkını size bırakan nadir kişilerden ve bu yönünü çok seviyorum. :)
    Etkilendiğim yazara gelirse, Enver Demirel Yılmaz'ın kitabını okuduktan sonra kendime ve çevremdeki insanlara yepyeni bir açıdan bakma imkanı bulmuştum, kitaplarının etkisi bende kalıcı oldu, herkese de tvsiye ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru bir tespit yapmışsınız, gerçekten şunu şöyle bunu böyle yap demeden yalnızca yol gösteren ve seçimi bize bırakan nadir yazarlardan sanırım :) Ben de tavsiyenizi kenara not alıyorum, çok teşekkürler :) Sevgilerle :):)

      Sil
  5. Ahmet Şerif İzgören'in "Avucunuzdaki Kelebek" kitabını okudum. Ayrıca Joseph Murphy "Bilinçaltının Gücü" kitabını tavsiye edebilirim beğenerek okumuştum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz, beğenmişsinizdir umarım Şerif İzgören'in kitabını :) Ben de tavsiyenizi bir kenara not alıyorum hemen, çok teşekkürler :)

      Sil
  6. Ben de lisede okumuştum yalnış hatırlamıyorsam, şu hortumlu dünyada fil yalnız hayvandır, edebiyat öğretmenim tavsiye etmişti ki akabinde diğer kitaplarını da okumuştum... Benziyor senle hikayemiz, nostalji gibi oldu...
    Sofinin dünyası da beni çok etkilemişti, o zamanlar;)
    Kalemine sağlık ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa ne güzel bir tesadüf :) Sofie' nin Dünyası'nı da çok duydum ama bir türlü okumaya fırsatım olmamıştı. Çok teşekkür ederim yorumunuz için, sevgilerimle :):)

      Sil
  7. hiç okumadım ama okumak lazım gibi duran bir yazar :)

    YanıtlaSil
  8. Ahmet Şerif İzgören gerçekten de harika bir kişisel gelişimcidir. ÜZerine tanımam ^^ Bu kitabın haricindeki tüm kitaplarını okudum ve bu kitabını da en kısa zamanda okumayı istiyorum... :) Avucunuzdaki kelebek isimli kitabı çok ama çok güzeldi. Bu adam bir harika dostum, özellikle de kitabın içerisinde verdiği bilgi, birikim, yaşanmışlıklar yok mu işte en çok oralara bayılıyorum... Bayıloruz yada kim bilir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoşgeldiniz :) Kesinlikle ben de size katılıyorum :) Her bir kitabı bana da bambaşka kazanımlar sağlamıştır. Umarım bu kitabı da en kısa zamanda okursunuz, seveceğinize eminim :) Sevgilerle :)

      Sil