'Bir Kadının Hayatından 24 Saat' ve 'Stefan Zweig' İncelemesi

Bir kitapla daha herkese merhabaaa!!

Daha önceki yayınımda bahsetmiştim Stefan Zweig okuduğumu, hatta kısa bir süre sonra bir Stefan Zweig incelemesi yapabiliriz demiştim. Evet, gerçekten hemen 1-2 günde kitap bitti, fakat ben yorumunu yazmakta bir hayli geciktim gördüğünüz üzere :) Otostopçu ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü arasında bir dünyada yaşıyorken artık bu yorumu yazmanın da vakti gelmişti :) İşte karşınızda :)

bir kadının hayatından 24 saat- kitaptadinda.blogspot.com


'Bir Kadının Hayatından 24 Saat' , Stefan Zweig' in 'Satranç' ından sonra okuduğum ikinci kitabı. Daha 'Satranç' biter bitmez "Bu adamın tüm kitaplarını okumalıyım" diye düşündüğümü hatırlıyorum :) Ayrıca İnstagram' da takip ettiğim bir çok hesapta, çok çok güzel yorumlarla tekrar tekrar karşıma çıkıyordu Zweig.

 Gerçekten de dedikleri kadar varmış: Öncelikle yazarımızın kitapları incecik, böyle minik minik, bir oturuşta bitiyor :) Yani okuması kolay ve bir o kadar da zevkli bana göre :) İkincisi öykülemede muazzam olduğunu düşünüyorum. Son zamanlarda, bi okuduğum edebiyat dergilerindeki ve blogger arkadaşlarımızın yazdığı değerli yazılar bi de Stefan Zweig ve Sabahattin Ali' nin kitapları 'öykü' lere özellikle bir ilgimin başlamasını sağladı diyebilirim. Hatta ciddi anlamda öyküler yazmaya özeniyorum, ama tabi henüz yazabilmiş değilim, daha çok yolu var :) Konuyu kendi hayallerimle dağıttıktan sonra hemen toparlamak gerekirse (ama gerçekten çok beğeniyorum öyküleri, söylemesem olmazdı :) ) bu hayranlığımı alıp daha daha da yukarılara taşıyan bir yazar oldu benim için Stefan Zweig. Ayrıca, belki basit ve oluşturması kolay görünen bir kurguya bile çok güzel şeyler kattığını, kurguyu çok iyi işlediğini düşünüyorum. İçindeki cümlelerin ise birçoğu tam alıntı' lık cümleler :) Ahh, ne kadar da övdüm, ama son zamanlarda güzel kitapları cımbızla seçerken, böyle iyi yazarlara denk gelmiş, onları keşfedebilmiş olmak beni çok mutlu ediyor (ve kesinlikle bu övgüleri hak ediyor bence :)).

Yani yazsam daha da yazılır ama azıcık kitaba geçmekte de fayda var :) Tabi geçmeden bir de sizlerle 'Satranç' hakkındaki paylaşımımı (yorumunu blogumda yapmamıştım, instagramda küçük bi yorumla geçmiştim, keşke buraya da yazsaymışım :\ ) bir kez daha paylaşmak isterim :)

bir kadının hayatından 24 saat- kitaptadinda.blogspot.com

Hemen 1-2 saatte bitiveren bu kitabımız da Stefan Zweig' le resmi olarak tanışmamı sağlamıştı :)


Sıra geldi 'Bir Kadının Hayatından 24 Saat' adlı kitabımıza :

bir kadının hayatından 24 saat- kitaptadinda.blogspot.com

Konusu :
    Anlatıcımızın da kalmakta olduğu bir otelde eşi ve iki çocuğu ile kalan Madame Henriette bir akşam ansızın kaybolur. Bu olayın ardından kendini olayı tartışan grubunun içinde bulan anlatıcı, tartışma alevlendikten sonra ortalığı yatıştırmakta başarılı olan yaşlı bir İngiliz Hanımefendisinin hayatından 24 saatini dinlerken bulur kendisini.

Sadece iki cümleyle olayı özetleme çabamdan sonra (3 defa okuyunca anlaşılmaya başlıyor :) )  asıl yoruma gelelim :)
 Bir kadının duygularını, hislerini bu kadar güzel anlayabilen ve yorumlayabilen başka birine rastlamadım ben; (gerçek hayatta bile :) ) Üstelik bir erkek gözüyle bu yorumları katabilmesi sanırım neden bu kadar iyi bir yazar olduğunu kanıtlıyor. Çok çok önemli gözlemler, incelemeler içeriyordu bu kitap bence.
Öykünün yanısıra içine yerleştirilmiş çok güzel cümleler de vardı:

bir kadının hayatından 24 saat- kitaptadinda.blogspot.com

" ... ve eğer belli bir amacınız yoksa yaşamak bir hatadır. "

 " Basmakalıp bir söz olduğunu biliyorum ama insan kendini oyunda ele verir; şunu da söyleyeyim, oyun oynarken elleri onu daha da çok ele verir. "

 " demek ki o akşamki iki saatlik görüşmeleri ve bahçede kahve içerek geçirdikleri bir saat, otuz üç yaşlarındaki kusursuz bir kadının kocasıyla iki çocuğunu bir gecede terk etmesine ve hiç tanımadığı genç ve yakışıklı bir adamın peşinden sonucunu düşünmeden gitmesine yeterli olmuştu. "

 Tam da şu son alıntıya biraz dikkat çekmek istiyorum. Ana fikir olarak Elif Şafak' ın 'Aşk' adlı romanına benzettim biraz (Yorumu için buraya ). Yani bir kadının hayatı; kurulu bir düzeni, iyi bir ailesi ile hayal edilen o mükemmellik seyirinde ilerliyor olabilir. Fakat sanırım, aslında zaman zaman hepimizin içinde hissettiği, o bir şeylerin eksik olduğu duygusu gün gelince her şeyi yıkabilecek güce sahip olabiliyor. Çünkü ne kadar düzenli ve mükemmel olursa olsun hayat, insanlar duygularıyla yaşarlar; hele ki içindeki bu yüklü duyguları çok çok sonradan fark ettiyse insan, kaybetmemek için her şeyi yapabilir. Çoğunluk olarak da kadınların bu konuları temsilen seçilmesi, sanırım ilk olarak duygular denilince kadınların ön planda olmasından ve tabi genel kabul olarak kadınların aileye daha bağlı olmasından olabilir. Ama ben yine de her yaştan ve her kesimden insanın yaşayabileceği bir durum olarak görüyorum bunu. Hatta bana kalırsa, ne mutlu ki yaşayabildiysek! Bazı değerler vardır, yaşamadan, daha doğrusu hissetmeden anlayamazsınız, hissettiğiniz, deneyimlediğiniz zaman da artık etrafa çok daha farklı gözlerle bakmaya başlarsınız. Sanırım aşk' da bunun en önemli örneklerinden, özellikle her yerde bu kadar konu oluyorken.

bir kadının hayatından 24 saat- kitaptadinda.blogspot.com

Yine konuyu uzatmadan yapamadım ve yine biraz derinlere girdim ama olsun, belki de sırf bu konuda yazılabilecek ayrı bir yazıya giriş gibi oldu bu da benim için. Kitabımıza geri dönersem; farklı bir gözle bakabilmek, olayları bir de kadın gözüyle anlayabilmek için özellikle tavsiye edilir :) 

Sırada Stefan Zweig' in diğer kitapları var ve sabırsızlıkla bekliyorlar :) Sizler Stefan Zweig' den herhangi bir kitap okudunuz mu, ya da kitapları hakkında ne düşünüyorsunuz lütfen benimle paylaşın :) Merakla bekliyorum :)

Bunları da beğenebilirsiniz

16 yorum

  1. Okumayı çok istediğim bir kitap :) bir de fırsat bulabilsem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh o bi türlü fırsat bulamama olayını çok iyi biliyorum :) Ama bu kitap bir oturuşta bitebilecek türden; bence bir istisna yapılabilir :) Umarım en kısa zamanda okuyabilir ve çok beğenirsiniz :) Sevgilerimle :)

      Sil
  2. zweig çok sevdiğim bir yazar. ayrı bir sempatim var. bu kitabı da yeni aldım okumaktayım. şmdilik çok beğendim iyi gidiyor, sanırım iki güne biter.
    elinize sağlık güzel bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa ne güzel denk gelmiş! :) Çok mutlu oldum, çok teşekkür ederim. Umarım siz de çok beğenirsiniz kitabı :) İyi okumalar :)

      Sil
  3. Çok güzel kitaplar okumuşsun Şevval kızım.Resimlerini çektim, internetten derhal sipariş vereceğim.Emeğine sağlık.Okusaydım mutlaka yazardım.Sevgiler canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok teşekkür ederim Ece Abla' cım :) Çok mutlu oldum yorumunu okuyunca :) İnşallah en kısa zamanda sen de okursun, yorumlarını çok merak ediyorum :) Sevgilerimle :)

      Sil
  4. Yorum çok güzel olmuş Şevval ve bence derine inmen bu yorumlarını daha da güzelleştiriyor. Daha uzun yazsan yine de okurum sonuna kadar :)
    Stefan Zweig, hep merak ettiğim yazarlardan umarım bir gün okuyabilirim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy çok teşekkür ederim çok çok mutlu oldum :):)
      Bazen çok mu uzatıyorum diye düşünmeden edemiyorum ama napılır, bu da benim bi özelliğim sanırım :)
      Stefan Zweig' e en kısa zamanda başlamalısın bence sen de bayılacağına eminim :)
      Tekrar teşekkür ediyorum bu güzel yorum için :) Sevgilerimle :)

      Sil
  5. Sanırım herkeste Satranç kitabını okuduktan sonra ufak bir Stefan Zweig hayranlığı başlıyor, buna ben dahil :) Ben de yazarın Bir Kadının Hayatından 24 Saat, Korku ve Olağanüstü Bir Gece kitaplarını okumak için bekliyorum ama bir kaç kitabı aynı anda idare edemediğim için Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin bitmesi gerekecek sanırım. Güzel bir yorum olmuş, ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen :) İlk tanınan kitabı Satranç olduğu için biraz da herhalde ilk o okunuyor, Stefan Zweig dünyasıyla bi kere tanışıldı mı zaten ver elini diğer tüm kitapları :):)
      Şu an da hedefimde 'Korku' var zaten :) İtiraf ediyorum; özellikle içeriğinde veya kapağında piyano ile ilgili herhangi bir şey olsun bi kitapta, sorgusuz sualsiz alıp okumak istiyorum resmen bi zaafım olmuş :)
      Ahh ahh zaten o aynı anda idare edilmeye çalışılan kitaplar beni benden alıyo :) Ama 4. kitaba başladım çoktan Otostopçu'da; bence bu da bi ilerleme :)
      Ayy yazım uzun, ama yorumlara verdiğim cevap da yazımı aratmamış kusura bakma :) Çok teşekkür ediyorum tekrardan, sevgilerle :)

      Sil
  6. bilgi için teşekkürler , edinip okumak gerekiyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim vaktinizi ayırıp okuduğunuz için :) Kesinlikle bulabildiğiniz ilk fırsatta Bir Stefan Zweig okuyun derim :) Sevgilerle :)

      Sil
  7. ne güzel bir inceleme olmuş :) bu arada bloğunu takibe aldım bende bekliyorum sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum; ben de takipteyim :) Sevgilerle :)

      Sil
  8. Merhaba, Seni keşif etkinliğindeki listeye eklemem için Google+ ve GFC'den beni takip ediyor olman lazım :) Bilgilendirmek istedim.
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, çekilişime katıldığın için seni zaten takip ettiğimi düşünüyordum; zaten blog keşif etkinliğini de o şekilde öğrenmiştim :) Ama Goggle+ dan etmiyormuşum; o da herhalde gözümden kaçtı :) Şu an ikisinin de görünüyor olması lazım :) Sevgilerle :)

      Sil