Yeniden Neil Gaiman - Amerikan Tanrıları

Yeniden Neil Gaiman - Amerikan Tanıları

Herkese merhaba! Bugün; birçok ödül sahibi olan ve Neil Gaiman'ın en ünlü kitaplarından biri olan ''Amerkan Tanrıları'' na ait yorumumu sizinle paylaşmak istiyorum.

 Öncelikle, kısaca konusunu anlatmak isterim:

Ana karakterimiz ''Gölge'', cezasının bitmesini ve eşine terar kavuşmayı bekleyen bir mahkumdur. Ne var ki, çıkışına bir gün kala eşinin bir trafik kazasında öldüğünü öğrenir ve hayatının altüst olduğunu düşünür. Oysa cenezaye gitmek için bindiği uçakta karşılaştığı '' Çarşamba'' adlı kişi, hayatını daha da karmaşık bir hale getirecektir. Başta sıradan bir işe girdiğini zanneden Gölge, tanrılar arasındaki bir savaşın tam ortasında kalacağından habersizdir.

Yorumum:
 İlk defa bu tarz, yani mitolojik unsurlar içeren bir kitap okuyorum. Genellikle ilgimi çekmeyen bir tür olduğu için hiç okumamıştım, fakat Neil Gaiman'ın böyle bir kitabı varken de kaçırmak istemedim ve aldım. Normalde bildiğim kadarıyla ülkemizde basımdan kalkan bir kitap; çünkü Yokyer'i okuduğumdan beri Neil Gaiman' ın diğer kitaplarını araştırıyordum ve bunu hiçbir yerde bulamamıştım. Sonunda okul kütüphanesinde karşıma çıkınca nasıl sevindim anlatamam :)

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki biraz uğraştıran bir kitaptı, en azından benim için. Yokyer'e oranla daha uzun bir kitap ve yine ona oranla daha durgun gidiyor kitabımız. Yokyer ile sürekli karşılaştırmamın nedeni ise onu okuduktan sonra bu kitabı almaya karar vermiş olmam. Evet, biraz uğraştırsa da sonuda doğru tempo hızlanıyor ve kitap tatmin edici bir şekilde bitiyor.

Bu kitapta da karakterlerimizi çok beğendim. Gaiman karakterleri çok iyi betimliyor bence. Sıradan değiller; zaafları, korkuları, hayalleri, farklı bakış açıları var ve birbirlerini tamamlıyorlar.

Kitabın kurgusuna gelicek olursak; önceden dediğim gibi kurgu güzeldi fakat sık sık duraksamalar içeriyordu. Bu biraz kitabın uzunluğuna ve olayın yayılmasına bağlı olabilir; veya benim uzun bir sürede anca okuyup bitirebilmeme de :) Kitabın en ilginç yanlarından biri Gaiman'ın arada böyle reklam geçiyormuş gibi küçük küçük değindiği olaylar sonunda o kadar önemli bir şekilde konuyu tamamladılar ki gerçekten hayran kaldım. Okurken neden bahsettiğini anlayamadığınız, hatta başka olaylar araya girince unuttuğunuz birçok şey sonunda bir bir karşınıza çıkıyor :)

Bu kitabın bence insanlara katabileceği en önemli faydası ise güncel bir konuya değinmiş olması. Kitabımızdaki bazı tanrıları aslında çok yakından tanıyoruz ama tanrılaştırdığımızı farkında bile değiliz. Ayrıntılı olarak açıklamak istemiyorum, kitaptan çıkarmalısınız o dersi; ama bence şu bölüm yol gösterebilir:

''Sen kimsin?'' diye sordu Gölge.
''Tamam,'' dedi kadın. ''İyi soru. Ben aptal kutusuyum. Televizyonum. Her şeyi gören gözüm ve katot ışını dünyasıyım. Budala tüpüyüm. Ailenin hayran hayran bakmak üzere toplandığı küçük mabedim.''
''Televizyon musun? Yoksa televizyondaki biri misin?''
''Televizyon sunaktır. Ben insanların adıma kurban verdiği şeyim.''
''Ne kurban ediyorlar?'' diye sordu Gölge.
''Çoğunlukla zamanlarını,'' dedi Lucy. ''Bazen de birbirlerini.''

Kitabı tavsiye eder miyim? Dolu dolu bir aksiyon yerine oturup üzerinde düşünebileceğiniz bir kitap istiyorsanız; vakit ayırabilecekseniz veya farklı bir tür denemek istiyorum derseniz bence okumalısınız. Ama Neil Gaiman'a ilk defa başlayacaksanız ''Yokyer''i tavsiye ederim, daha doyurucu bir başlangıç olabilir. Benim de '' Yokyer'' ile ilgili yorumumu merak ederseniz üstüne tıklamanız yeterli :)
Yeni bir kitapla görüşmek üzere...

Bunları da beğenebilirsiniz

0 yorum