Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş - Kitap yorumum



kitaptadında / ölüm bir varmış bir yokmuş

Herkese yeniden merhaba!
Bitireli bir hafta geçmesine rağmen yorumumu ancak yazabiliyorum. Yine muhteşem bir kitapla beraberiz :)

Konusu: Konusunu çok iyi özetlediğini düşündüğüm için doğrudan arka kapaktaki tanıtım yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum:

Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır.

İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. Ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla insanların arasına geri döner.

Ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işle
yen José Saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u, başladığı gibi bitiriyor: "Ertesi gün hiç kimse ölmedi."

Yorumum: Ölüm üzerine yazılmış gerçekten ilginç bir roman ve benim için de yeni bir deneyim oldu bu kitap. Adını ve yorumlarını okuyunca hemen almam gerektiğine karar vermiştim. İyi ki de almışım, tanışmışım Saramago'yla diyorum. 

Anlatım dili oldukça sıradışıydı benim için. Başta çok uğraştırıcı gibi görünse de alıştıkça sevmeye başladım bu tarzı. Diyaloglar bile ard arda yazılıp sadece virgülle ayrılmış. Sanki yazar bilerek yavaş okumamızı, duraksamamızı istiyor gibi. Gerçekten de öyle bence, her bölümde irdelenebilecek çok önemli konulara değiniliyor ve biraz dikkat edersek bunlar güncel sorunlarla da oldukça ilgili. Yavaş ve sindirerek okunması gereken bir kitap. 

Ölüm daha önce bu kadar iyi yorumlanmamıştır diye düşünüyorum. Cidden bir düşündüğünüzde her yönden ölümün olası etkilerini en ince detayına kadar tasarlayabilmiş yazar. Bunları da güzel bir kurgu altında birleştirip bizlere sunmuş. Özellikle kitabın ikinci kısmı olarak düşündüğüm; ölüm'ü daha yakından tanıyabildiğimiz bölümlerde de bizi şaşırtmayı fazlasıyla başarıyor yazar. Ben en çok ikinci kısmı sevdim bu nedenle. Ayrıca kitapta klasik müziğe de değinilmesi, Bach'tan verilen parçalar ve bunların eşliğinde okumak ayrı bir keyif verdi bana. 

Kitap, bir toplum içinde çok farklı görüşlerden aynı olayı incelemizi sağlıyor. Farklı bakış açılarını önümüze seren kitapları oldum olası sevmişimdir zaten, bu nedenle kitabımız artıları topluyor benden :)



Son olarak eklemek isterim ki, yazarımızın arada öyküyü kesip bize açıklama yapmak gibi bir özelliği var ve nedense bu beni rahatsız etmek yerine daha da çok eğlendirdi diyebilirim. Kitaba ayrı bir samimiyet giriyor ve yazarla bu 'ölüm' olgusu üzerine sohbet ediyor gibi hissediyorsunuz. Ayrıca beni en çok güldüren bölümler de yine bunlardı :) 

Esprileriyle ve ilginç tarzıyla bu kadar önemli bir konuyu bu kadar iyi başka biri anlatamazdı diye düşünüyorum. Kitabımız için tekrar 'mutlaka okunmalı' demeden geçemeyeceğim çünkü kesinlikle hak ediyor. Ayrıca benim için Jose Saramago da takip edilmesi gereken yazarlardan biri oldu diyebilirim. Diğer kitaplarını da okumayı sabırsızlıkla bekliyor; sizlere de şiddetle tavsiye ediyorum :)

Bunları da beğenebilirsiniz

2 yorum

  1. Canım 3 hafta oldu Yoksun arada gel olur mu İyisindir inşallah ....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh çok teşekkür ederim, iyiyim ya da iyi olmaya çalışacağım diyelim :) Bölümüm mimarlık ve gerçekten çok ağır bir şekilde başladı; zaman yönetimi problemlerimi henüz halledemedim :) Bulduğum ilk fırsatta güzel bir yazıyla geleceğim inşallah :) Sevgilerimle :):)

      Sil