Beklemeye Dair...


kitaptadinda.blogspot.com / beklemeye dair -1

"İnsan bekler, bekler, bekler; şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür..."
    Bekliyor insan, hem de ne kadar süreceğini, nelere mal olacağını bilmeden. Belki de göze alarak her şeyi. Belki de umutsuzluktan dolayı başka çaresi kalmamışken... Bekliyor, bekliyor. Düşünüyor mu tartışılır, düşünüyorsa da ne düşünür bilinmez; yalnız bekler, belli olan tek şeydir beklediği...
    Belki bir mucizedir beklediği, belki minik bir tesadüf. Çok daha büyük planları da bekliyor olabilir dört gözle; çok büyük son'ları da, çaresizce. Her ne olursa olsun aklımızdaki, öyle bir an gelir ki geriye beklemekten başka bir şey gelmez insanın elinden. Sabretmek gerektiği için mi bekler insan, yoksa beklediği için yapabileceği tek şey midir sabretmek, bilinmez. Ama kardeştir bence sabır ve beklemek; sabırla beklemek...
    Beklemek umutla mı ilgili? Bazen umutsuzca da beklemiyor mu insan? Umudu yoksa da inanmak istiyor belki de. O zaman inandığı için mi bekliyor, yani beklemek inanmak mıdır? Yoksa 'yapacak daha iyi bir şeyim yok' demenin beden dili midir beklemek? O zaman da hiçbir şeye inanmamış olmaz mı insan? Zaman gerektirdiği için mi bekler, zamanın gelmesi için mi? Ya da zaten gelmiş o zamanın daha da iyisini istediği için mi? Zamana bağlı mıdır beklemek? Zamansız da beklenemez mi?
    İnsan bekler, bekler, bekler... Şimdiye kadar sayısız insan beklemiş sayısız şeyi. Hala da bekliyorlar. Gelen var mı bilinmez? Bekledikleri gelecek bir insan mıydı, yoksa geleceğin kendisi mi; o hiç bilinmez. Evet, hala da sayısız insan sayısız şeyi bekliyor... Karşı evdeki çocuk heyecanla bekliyor gelecek günlerini; aynı anda hastanedeki o yaşlı amca da korkarak bekliyor, her bir nefesini. Ya da bir genç, endişeyle bekliyor attığı mesajın cevabını; diğer bir genç ise endişeyle bekliyor ailesinden hayatta kalanları. Öyle ya, bekliyor insanlar. Belki de aynı duygularla, bambaşka şeyleri.
    Daima beklenecek yeni şeyler bulunuyor hayatta, önemli olan neyi nasıl beklediğimiz. Gerçekten o şakaklar zonkluyor mu düşünürken, gerçekten değiyor mu beklemeye. Sonuçta hayat bu, zamana bağlı olmasa da beklediklerin, beklerken işliyor zaman beklemeksizin.

kitaptadinda.blogspot.com / beklemeye dair -2
 
   Son olarak benim gibilere, bekleyip de neyi beklediklerini bilmeyenlere sesleniyorum. Her halükarda iyi ve güzel bir şeyleri bekliyoruzdur herhalde. O halde gereksiz tereddütlere endişelere gerek yok, hayat bu kadar güzel ve sürprizlerle doluyken. O yüzden kararsız kaldığınızda; seçim bekleyip beklememekse, kalbinizi dinleyin. Ona da söz hakkı tanıyın. Kalbinizin doğru yerlerde ve doğru zamanda doğru şeyleri beklemesi dileğiyle ...

NOT1: Başlangıçtaki alıntı birçoğunuzun bildiği üzere Stefan Zweig' in 'Satranç' adlı kitabına aittir.
NOT2: Belki bir çağrışım olmuştur ama ben yine de 'Bekle Dedi Gitti - Kaan Tangöze' dinlemenizi tavsiye ederim :)
NOT3: Beklemek şiirlere bile konu... Vaktiniz olursa Simonov' un 'Bekle beni' şiirini okumanızı tavsiye ederim :)

Bunları da beğenebilirsiniz

20 yorum

  1. Beklemek,bazen neyi beklediğini bilmeden. Bazen ise beklediğinin geleceğinden emin olduğun için heyecanla beklemek. En kötüsü bence umutsuzca beklemek. Zaman öldürmek bu. Ve insan bunu fark ettiğinde en güzel zamanları yok olmuş oluyor. Kalrminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de umutsuzca beklemek, sanırım en kötülerinden. Öyle ya da böyle bekliyoruz yine de... Çok teşekkür ederim bu güzel yorumunuz için. Sevgilerle :)

      Sil
  2. Sanki ben yazmışım da yazımı kontrol ediyormuşum gibi okudum, hissettim. Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten etkilendim.

    "Sabretmek gerektiği için mi bekler insan, yoksa beklediği için yapabileceği tek şey midir sabretmek, bilinmez." Bu sözünü çok beğendim gerçekten tebrik ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok teşekkür ederim :) Bir anda blogu açıp yazmaya başlamamla şekillendi tüm bu satırlar. Demek ki bazı anlarda insan gerçekten yazmalı.. Çok teşekkür ediyorum tekrardan :) Sevgilerle :)

      Sil
  3. Yazıyı okumadan kısa süre önce dinledim Kaan Tangöze'nin "Bekle dedi gitti" şarkısını, güzel bir rastlantı oldu o açıdan. Simonov'un şiirini de okudum, harika bir şiir ve yazında çok etkileyiciydi. Beklemek, belki de insanın verdiği en çetin, en dayanılmaz ve bir o kadar da içi umut yüklü mücadelelerden biri. Kimi zaman eli kolu bağlı olmak, hiçbir şey yapamamak, çaresizliğe rağmen beklemek, umut beslemek... Kalemine sağlık, insanı alıp götüren bir yazıydı, önerilerin de ayrı bir renk katmış oldu. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa ne güzel denk gelmiş şarkı :) Çok mutlu oldum yorumunuzu okuyunca, beğenmenize de çok sevindim :) Eğer bir nebze olsun etkilyebildiysem ne mutlu bana :) Öneriler de bir rastlantı gibi; şiir mesela taa ilkokuldan bildiğim bir şiirdi, şarkı geçtiğimiz döneme ait, 'satranç' kitabı bahar aylarına... Sanırım bir anda hepsinin ilişkisini hissettim ve öyle yazmak geldi içimden :) Beğenilirse yazılarıma hep şarkı önerileriyle destek vermek beni çok mutlu eder :) Çok teşekkür ediyorum tekrardan, sevgilerle :):)

      Sil
  4. Merhaba Şevval kızım.Bloglar birden yok oluyor, birden beliriyorlar.Özlüyorum kerataları ama bayram geliyor.Sanırım telaşları oluyor.Ama eskisi gibi trafik yok bloglar arasında sanki.Yazın güzeldi.Beklemek sanırım günde bir çok defa yaşadığımız durum.Çeşitleri ve derecesi değişiyor.Senelerce bekleyenler de var birini ya da bir hayalinin gerçekleşmesini umudunu kesmeden.Beklemenin sıkıntısını tercih etmeyenler, ya da göze almayanlar ve vazgeçmeyi becerenler de var.Güzel bir yazıydı Şevval.Sevgiler canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Ece Abla'cım. En azından ben kendi adıma itiraf etmeliyim ki blogları hiç de iyi takip edemiyorum malesef :\ Benim biraz da karakterimle ilgili sanırım; çok duygusal her şeyden etkilenen bir yapım var. Kendimi iyi hissetmediğim zamanlarda da doğal olarak odaklanamayacağım için giremiyorum bloglara; girsem de cümleleri toparlayamıyorum her zaman yorum için. Ama haklısın, daha fazla özen göstermek gerekiyor :)
      Malesef dediğin gibi vazgeçenler de oluyor beklemek yerine. Ama hangisi daha mantıklı bir hareket olur kim bilebilir ki... Çok teşekkür ederim Ece Abla'cım bu değerli yorumun için :) Sevgilerimle :):)

      Sil
  5. Yazınız çok hoş olmuş elinize sağlık. :)
    Yazınızı okuyunca aklıma Stefan Zweig'ın Ay Işığı Sokağı adlı kitabındaki bir cümle geldi;
    "Bilmediğim, fakat gerçekleşeceğine inandığım bir şeyin beklentisi içindeydim."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzu okurken 'Ay ışığı sonatı' diye okudum ilk başta nedense :) Sanırım bu aralar müzik beni çok etkiliyor :) Yorumunuz için çok teşekkür ederim :) Zaten bir nevi Stefan Zweig hayranı oldum sayılır; bu alıntınıza da bayıldım :)Sanırım duygularımı en iyi açıklayan cümle bu oldu :) Müthiş bir yazar! Bu kitabını da ekliyorum listeme hemen :) Değerli yorumunuz için çok teşekkür ediyorum :) Sevgilerle :):)

      Sil
  6. Merhabalar
    Duygusal anlamda ağırlıklı kişisel blog sayfam var bir göz atarsanız çok mutlu olurum, sizi takip ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette, en kısa zamanda geliyorum :) Çok teşekkürler ziyaretiniz için :) Sevgilerle :)

      Sil
  7. Beklemek üzerine kitap bile yazılabilir sanırım :) Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız, düşündükçe devam eden bir konu. Belki çoktan yazılmış kitaplar vardır bile, değil mi? Teşekkür ediyorum yorumunuz için :) Sevgilerle :)

      Sil
  8. Merhaba,

    Umarım, dediğiniz gibi, her zaman her helükarda iyi ve güzel şeyler bekleyenlerden olur herkes. Çünkü bir süre sonra umut yerini siyaha bırakıyor. İyilikler dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın, bir hayli zaman geçmiş ama ancak fark edebildim yorumunuzu, dikkatimden kaçmış olmalı :) Umarım dediğiniz gibi olur da güzeli bekleriz, güzel bekleriz.. Teşekkürler yorumunuz için, sevgilerle :):)

      Sil
  9. Beklemek, hayatın ölümü bekliyor oluşu kadar ürkütücü ve olgunlaşmış bir meyvenin dalında sallanıyor olduğu anda hissettikleri kadar heyecan vericidir. En az... ;) sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aslında aynen öyle, ne güzel özetlemişsiniz :) Çok teşekkür ediyorum, sevgilerimle :):)

      Sil