Pazar 6'lısı: Yarım bıraktığınız 6 Kitap

Herkese merhaba :)


Bu pazar için birçok kitapseverin yarası olan bir başlık var sanırım :) Ne kadar heves ederek alsak ve okumaya başlasak da çeşitli nedenlerden dolayı bazı kitaplar hiç bitmiyor. Sonunda bir köşede yarısı okunmuş bir halde kalıveriyorlar. Özellikle kendi adıma söylemeliyim ki bir kitabı yarıda bırakmayı hiç sevmem ve kolay kolay da bırakmamaya çalışırım. Ama malesef bazı durumlarda engel de olamıyorum. İşte o kitaplardan bazıları :)

1- Lola Ve Komşu Çocuk / Stephanie Perkins



Kitaplığımda gözüme batan ilk kitapla başlamak istedim :) Aslında romance türünü çok seven biri değilimdir, kolay kolay da bir kitabı satın almaya karar veremem. Ama nedense -özellikle ilk çıktığı dönemde- o kadar çok reklamı yapılmış ve övülmüştü ki merakım gittikçe artmıştı. Ayrıca her ne kadar sevmem desem de arada farklı türlerden kitaplar alıp okumaya, anlamaya çalışırım. Dolayısıyla "Madem bu kadar çok beğenildi, bir de ben bakayım." düşüncesiyle almış bulunduğum bir kitaptı 'Lola ve Komşu Çocuk'. Gel gör ki, daha ilk etapta anlatım diline bir türlü alışamayan ben ilerledikçe konuyu da çok sevemedim. Aslında bir hayli kendimi zorlamış, üçte ikisini bitirmiştim fakat bir yerde artık kaldı ve kitabı bir daha elime alamadım. Üzgünüm; kurgu, karakterler, anlatım dili gibi birçok etmen nedeniyle bitiremediğim ve yarım bıraktığım bir kitap oldu.

2- Bir Artı Bir / Jojo Moyes


Bir romance daha :) Yani madem sevmiyorsun niye gidip gidip alıyorsun diye düşüneceksiniz :D Ama Jojo Moyes'in ayrı bir yeri vardır. Evet, belki çok klasik oldu, filmi bile yapıldı ama 'Senden Önce Ben' gerçekten iyiydi ve hak etmişti bence o kadar ilgiyi :) Kitabı almaya nasıl karar verdiğimi hatırlamıyorum, direkt aldığım ve okuduğum bir kitaptı. Herhalde iyi bir tavsiye almışım birinden :) Gerçekten beğendiğim, "Bu türde de iyi yazarlar varmış ya!" dedirtip önyargılarımı kıran -Lola ve Komşu Çocuk çılgınlığımda bu önyarılarımın kırılmasının rolü büyük :)- bir kitaptı 'Senden Önce Ben'. Ayrıca beni ağlatan nadir kitaplardan. İşte tüm bunların sonucu olarak, zaten yazarın başka bir kitabını okuma isteğimin de sonucu olarak Bir Artı Bir'i almıştım. Başladıktan sonra çok fazla ilerleyemedim, araya zaman girdi ve bir türlü konuya da adapte olamadım. Sonrasında da çok fazla zorlamak istemedim ve daha sonra sıfırdan başlamaya karar verdim :) Bu kitaptan hala ümidim var ama, umarım birgün odaklanıp okumaya başlayacağım -ve tabi yarıda bırakmadan :)-.

3- Otostopçunun Galaksi Rehberi / Douglas Adams


Ahh Otostopçu, vah otostopçu!! Şimdi böyle bir kitap yarım bırakılır mı hiç?! Kesinlikle haklısınız, zaten bu listeye yazarken bile içim el vermiyor :( Sanırım hayatımda en uzun süreli okuduğum kitap olarak kalacak, hatta tarihe geçecek. Öncelikle hemen belirtmek isterim ki Otostopçu muhteşem bir kitaptır, Otostopçu'yu okuduktan sonra bilim kurguda çıtam kesinlikle çok yükseldi, Otostopçu'yu okuyun ve okutturun lütfen! :) Ama mümkünse ufak ufak okutturun, 5'i bir arada gibi şeylerden kaçının :) Şaka bir yana, şu an 4. kitabın başlarındayım ve orada kaldım resmen. Aylardır okuyamıyorum, ki birçok şeyi de unuttum. Bunun en büyük nedenlerinden birisi kitabın 'Ansiklopedik Boy' da olması :) Yani en azından ben -kitapları okumak için en ideal mekanı metrolar olan ve de yalnızca metroda boş vakit bulabilen biri olarak- yanımda hiçbir yere taşıyıp götüremediğim için okuyacak başka vakti de bulamıyorum. Ayrıca kitap o kadar ince nüanslarla dolu ki her iki cümle arasında bir durup güldürüyor sizi :) Haliyle yavaş yavaş ve sindirerek okumak istiyor insan. Hiç unutmuyorum, kitaba ilk başladığımda, daha önsözünde bile çok gülmüş çok beğenmiştim ve o hafta okumaya devam ettikçe kafamda sadece şu düşünce vardı: "İnanamıyorum, gerçekten süper ya, bu kitap bitmesiiin!". Bir şeyi içimizden bile geçirmeden önce iki kez düşünmek gerekiyor sanırım, bu da aldığım hayat dersi oldu :)
Şu aralar ise en baştan başlamayı düşnüyorum kitaba, bu nedenle de resmi olarak yarım bırakılmış oluyor, tabi şimdilik :)

4- Bana Ait Bir Yer- Hayallerin Mimarisi / Michael Pollan


Bu kitabın hikayesinde ise şanssızlığım rol alıyor. Yine kararsız bir kitapsever olarak defalarca almayı ertelediğim bir kitaptı 'Bana Ait Bir Yer'. Hatta bir süre kütüphanede peşinden koştuğum doğrudur :) En sonunda -kütüphanede de bulduğum zaman- alıp denemeye karar vermiştim. Böylece kitabı beğenirsem kendime de alabilirdim. Kitabı okumaya başladım ve gerçekten çok çok beğendim. Yalnız o kadar kapsül bilgiler vardı ki her bir satırı not alınmak istiyor gibiydi. Dolayısıyla sindire sindire okurken de teslim tarihi geldi ve bende kendime zaten alacağım düşüncesiyle kitabı kütüphaneye geri verdim. O gün bu gündür kitabı arıyorum, hiçbir kitapçıda sahafta bulamadım; internette de tükendi görünüyor :( -sanırım bir gün yayınevini arayacağım :)-. Olur da bir yerde görürseniz lütfen bana haber verin, koşarak gelir alırım :):)

5- Gelmiş Bulundum / Edip Cansever



2016'da her ay bir şairden bir kitap okumaya çalışıyordum. Gerçi yaz tatilinde birazcık sekteye uğrasa da yarı yarıya okuyabildim diyebilirim. Aslında yaz tatilinde sekteye uğramasının nedeni de kitapları okul kütüphanesinden alıyor olmamdı ve ben yine Edip Cansever'in bu kitabını kütüphaneden almıştım. Aynı anda farklı kitaplar da okuduğum için, haliyle, bitiremedim. Sırf bitsin diye de şiirleri okuyup geçmek istemediğim için yarım bırakarak kitabı iade etmiştim. Sanırım kütüphane konusunda hep bir şeyler yaşamışım :)

6- Gitme Zamanı / Aret Vartanyan


Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine almayı düşünüyordum, indirimde de yakalayınca direkt almıştım. Okumaya başladıktan bir süre sonra bu kitapta da araya zaman girdi, sanırım çok odaklanamamış olacağım ki tekrar devam ettiğimde birçok şeyi hatırlamadığımı fark ettim. Dolayısıyla devam da edemedim ve öyle kaldı. Tarz olarak Fi-Çi-Pi serisine benzetmiştim biraz, ama yine de güzel gidiyor gibiydi. Kısacası tekrardan başlamayı düşündüğüm kitaplardan biri artık :)

Gördüğünüz üzere en çok 'zaman' olgusu kitaplarıma mani olmuş :D Şöyle bir bakınca fark ettim ki kütüphanelerden dersimi almışım sanırım, ardından aldığım 4-5 kitabı da vaktinde okuyup teslim ettim çünkü :) Kısacası benim yarım bıraktığım kitaplarım ve onlara dair muhteşem hikayelerim bu şekilde. Sizler genellikle hangi nedenlerle yarım bırakıyorsunuz? Yorumlarda bekliyorum :) Bir sonraki yayına kadar kendinize dikkat edin :) Sevgilerle :):)

Bunları da beğenebilirsiniz

10 yorum

  1. Otostopçunun Galaksi Rehberi benim de severek yarım bıraktığım bir kitap. Kitap ne zaman gozume iliştiyse de meşguldum. Tekrar bulup kaldığım yerden devam etmek istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin ortak kaderi bu :)Umarım en kısa zamanda devam eder ve bitirirsin :) Sevgilerle :):)

      Sil
  2. Ben de sevmiyorum kitapları yarım bırakmayı ama bazen zorlasanda gitmiyor. Eh o zamanda kasmamalı insan rahatlamak için de kitap okuyor. Niye stres yapalım ki... Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum, sonuçta zaten rahatlamak ve o süreçten keyif almak adına yapıyoruz bunu :) Ben her kitap için doğru bir zamanın olduğunu düşünürüm. Umarım kitaplarımızı o en doğru zamanlarda okuruz hep :) Sevgilerimle :)

      Sil
  3. Selam Şevval, bu kitap bitmesin diye diye bitirememişsin bak Galaksi Rehberini :) Bu yazını okuduktan sonra neden romantik kırılımda kitap okumadığımı tekrar hatırladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Oktay, inan ki tam da Otostopçu'yu listeye yazarken aklıma gelmiştin :) Artık aramızda o kadar muhabbeti olmuştu ki, baktım kitabı hala bitiremiyorum, dedim bir süre görünmeyeyim blogumda :D Şaka bir yana gerçekten yarım yıl bitti ben bir kitabı bitiremedim, ama işte yanlış temennide bulunmuşum, ne yapalım :):)
      Romantik kitaplar cidden ayrı bir dünyaymış, bir daha ben de kolay kolay adım atmayı düşünmüyorum :) Sevgilerle :)

      Sil
  4. "Bir şeyi içimizden bile geçirmeden önce iki kez düşünmek gerekiyor sanırım" kısmında güldüm bayağı :D Keşke başka bir şey dileseymişsin Allahtan :D
    Teslim süresinin yeterli olmaması benim de kitapları yarım bırakmamdaki en büyük etkenlerden biri. Bir de kütüphaneye girince gözüm dönüyor o kadar kitabı bir arada görünce ve ne kadar almaya izin veriliyorsa o kadar kitabı alıyorum. Tabi sonra aralarında şanssız olanlar okunmadan kütüphaneye geri dönüyorlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sık sık "Keşke başka bir şey dileseymişim." diye düşünmekten alamıyorum kendimi :) Artık her dileğimde iki defa düşünücem :)
      Kütüphaneye girince tüm kitapları kucaklayıp götürmek isteyen tek benim sanıyordum, yalnız değilmişim :D Sürenin kısa olması malesef üzücü, ama bazen de işe yarıyor çok ilginç bir şekilde :):) Yorumun için çok teşekkürler, güldürebildiysem ne mutlu :) Sevgilerimle :):)

      Sil
  5. Çok büyük kitapların sorunu orada, dışarıda taşımak imkansız bu da okumayı zorlaştırıyor, umarım ben yarım bırakmadan başlayıp bitirebilirim Otostopçu'nun Galaksi Rehberini. :)
    Bir Artı Bir'i bende öneri üzerine okumuştum, yarım bırakmamıştım ama çok sevdiğimi de söyleyemem, insanı şaşırtan ya da sürükleyen bir tarafı yok kitabın okuyorsun ve bitiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin gibi büyük kitap sorun oluşturuyor, ama yine de bitirebilenler var, ki ben onlara büyük bir saygı ve hayranlıkla bakıyorum :D Umarım sen de bitirebilirsin ("çok güzel, lütfen bitmesin!" dememen bence yeterli bile :)). Bir Artı Bir konusunda da yorumun için çok teşekkürler, sanırım o kitap biraz daha sıra bekleyecek o zaman :) Sevgilerimle :):)

      Sil